16 Mart 2012 Cuma


Perhaps, ı used to like it, although it lives in my soul. Maybe ı enjoy the thing that
lives in there. When ı strived to escape from it, ı realized, when ı happen without it,
ı felt void of my identity. As if ı was in danger, or as ıf ı hadn't got the answers for
some easier questions. ı looked as though ı had been rush hours and ı looked like
a person who doesn't have a personal discipline. The ego has stolen my identity
which must give back all of them. I won't be miserable, if the death of ego is real,
even when ı was waiting for the end of the wold, I want to able to say, "I hope, I
can survive as well today."

5 Kasım 2011 Cumartesi

with spider





A person should watch a spider when it is kniting own home, a person should be a friends with the spider. Sometimes a person should visit the spider. It was alive and a unique friend.
I think, If it was live, the person would say 'i love you' .

One day, it wanted to visit the person's house. When the spider walked on the white carpet, sombody else killed it. The person saw everything but he couldn't say anything.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

beni bağrına bas

İzlenceler hep taraflıdır. Uygulanışlar ise her koşulda kurban.

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Yüzü yüzüne bakanla sohbet etmek ne güzeldir. Dolunay gözünü bile kırpmaz gecenin bir vakti, güneş tevazu gösterir bir kahvesini esirgemez her sabah.

22 Haziran 2011 Çarşamba


seni senden ve benden çok daha iyi bilen insanlar var bu dünyada.beni, benden iyi bilemez dersin ama bazen senin bildiğin gibi değilde, onun bildiğin gibi olmayı tercih edersin. onun sana çizdiği kadere boynun eğilir,razı gelirsin.

evde oturan ölür


bir yüz tanıyorum ben onlardan değilim diye çığlık çığlığa bağıran. sessiz ve samimi olan. çekingen ya da pasif değil, daha çok oralardan, onlardan alacağını almış, doymuş bir yüz tanıyorum, tüm abartılardan uzak bir kişilik.

sessizce ve sadece benim duyabileceğim şekilde ''nasılsın''diyor tüm kalabalığı yarıp benim kulağıma kadar gelen sesi, benim mutlu olmama sebep oluyor.ben alacağımı almakda olan, daha yolun başındayken onu izlemek bana iyi geliyor. onun sessizliğine ortak olamamak beni üzüyor.

24 Mayıs 2011 Salı

foto: http://blog.annettepehrsson.se
kim bilir ne zaman oturduğum yerin arkasına geçip kendimi sırtımdan izleyeceğim.Omuzlarmın hareketini izleyebilecek miyim? Bilecek miyim acaba adımlarımı atarken ayak tabanlarımın acıdığını? Bazen kafamın boynuma ağır geldiğini, parmaklarımı kıtlattığımda bir oh çekecek miyim?

Tuvalin karşında bir silüet olabilicek miyim kendim için? Fırçamın havada gidip gelişini görebilicek miyim? Elimi kafama dayadığımda yine aynı soruyu soracak mıyım kendime? ve geri kalan diğer soruları?

Evden çıktığımda, takip edecek miyim kendimi, merak edecek miyim, kendimle sohbetim yine acabalarla mı olacak? Yoksa bu sefer karşımdaki daha mı bilir olacak beni?

Elimi enseme götürüp selam verecek miyim kendime? Veda etmem gerekecek mi, elini sıkıp uğurlayacak mıyım?